DUA İLE ALAY EDEN KIZ!

Bazı kesimlerde inşallah, maşallah, Allah’ın izniyle gibi dua söylemlerine karşı bir hazımsızlık tahammülsüzlük olduğunu görüyoruz. Bu düşmanlık, hazımsızlık onların inançsızlığından mı yoksa gafil olmalarından mı gelir bilemiyoruz.

Bütün dünyayı kasıp kavuran ve sekiz milyar insanı tedirgin edip teyakkuza geçiren ve her geçen gün ölü sayısı artan ve dünya ekonomilerini çökerten ve dünyanın süper güçlerinin bile çaresiz kaldığı bir virüs belasının başımızdan gitmesi için dua edelim diyen CUMHURBAŞKANI ile istihza edip alay eden bir bayan çıktı sosyal medyada..

Bütün dünya ülkelerinin elini kolunu bağlayan teknolojilerini susturan ve çaresiz bırakan bir virüsün karşısında acizliğini, fakrını, zaifliğini anlayıp o virüsün sahibi olan Allah’a dua ederek belki bu virüsten kurtuluruz diyerek halkını duaya çağıran cumhurbaşkanı ile alay eden kardeşimize samimi olarak soruyoruz bu virüsü musibeti kaldıracak bildiği bir çare varsa söylesin bizde onu yapalım.

Acaba dua ile alay eden dalga geçen bu kızımız ihtiyacı fıtri lisanı ile midesinin kalbinin gönlünün bedenin yaptığı ihtiyacı fıtri lisani dualarının milyonlarca kere kabul edildiğinin farkında mı?

Yağmur yağınca rüzgârlar çıkınca mevsimler değişince güneş ısı ve ışık verince mi tatsız renksiz ve kokusuz topraktan bu kadar nimetlerin çıktığını zannediyor.

Aklı fikri tahsili okulu diploması olmayan hayvanatın ve şuuru olmayan nebatatın kendi ilimleri çabaları gayretleri ile süt bal yumurta yaptıklarını zannediyor.

O sütün bize faydası olduğunu ve o sütün yoğurta yağa peynire diğer faydalı gıdalara döndüğünü o hayvanın bilerek mi yaptığını zannediyor.

Zavallı kızımız bilmiyor ki bütün mahlûkatın lisani fıtri ve fiili duaları neticesi bütün bu çeşit çeşit rengârenk güzel nimetler Allah’ın kudreti rahmeti ile vücuda geliyor.

Bu kızımız ve kendi gibi düşünen çevresi bilmiyor ki Müslümanlar ve diğer insanlar toprağa tohumu atar, zahiri sebeplere riayet eder fiili hareket duası yapar ve sonucu kavli dua ile yaratıcıdan bekler.

Dua ile alay eden kızımız bilmiyor ki, Müslümanların Rabbi gönderdiği kitabında Dua’yı emrediyor. Peygamberine ümmetine dua etmeyi emrediyor.

Bütün virüslerin, mikropların, mahlûkların, canlıların, varlıkların, zerrelerin atomların zararlı zararsız yıldızların galaksilerin sahibi olan ve her şeyin dizgini elinde tutan, her şeyin anahtarı yanında olan bir zattan dua ile yardım istemeyip kimden isteyecek.

Aklı şuuru gücü kuvveti ve iradesi olmayan güneşten aydan inekten kuştan mı isteyecek.

Had hesaba gelmeyen varlıkların rızkını veren yaratan öldüren ihtiyaçlarını karşılayan onları unutmayan kudreti mutlak ve rahmeti mutlak bir zattan yardım istemeyecek de gelip senin gibi eli, ömrü, kudreti kısa, aciz, zaif bir bayandan mı isteyecek.

Dua ile alay eden bayan kardeşim, öyle zaman dilimlerimiz vardır ki, o anda duadan başka yapacak hiçbir şeyimiz olmaz.

Öyle zaman dilimlerimiz olur ki, bizi o durumdan Allahtan başkası kurtaramaz.

Öyle zaman dilimleri olur ki, çaresizlik ve acizlikle eller kollar bağlanır. Kimselerin elinden bir şey gelmez.

Bütün sebepler sukut eder,
Bütün görünen kudretler ve güçler aciz kalır.
Bütün güvendiğimiz kesimler gruplar ve iktidarlar devre dışı kalır.

Bize Allahtan başkasının yardım edemeyeceğini anlarız.
Bütün güç odakları, bilimler, ilimler, bilgiler sukut eder, kudret konuşur. Dua devreye girer.

Hayatın öyle zaman dilimleri oluyor ki, hangi milletten dinden toplumdan olursa olsun acizlikten, çaresizlikten, zayıflıktan, fakirlikten dolayı ister istemez kendi rabbine veya ilahına yönelip ondan medet umarak dua etmek zorunda kalır.

Eli, kudreti, ömrü, ilmi, iradesi kısa zaif olan insanoğlu kudret eli, kudreti, ilmi, rahmeti ve iradesi büyük olan yaratıcıya, tanrıya veya ilaha sığınmak, dayanmak ve müracaat etmek zorunda kalır ve kalacaktır.

Yağmur yağmazsa veya yağıp durmazsa,
Fırtına ve dolular her gün yağsa ve durmasa,
Kar aylarca yağsa ve hiç durmazsa,
Güneş 50 dereceye çıksa ve inmezse,
İnsanları öldüren şimşekler her gün çaksa,
Dünyanın her yerini çekirgeler istila etse mücadele edilemese,
Başımıza ceviz büyüklüğünde dolular yağsa ve durmasa,
Bütün ülkeleri karıncalar kurbağalar veya yılanlar doldursa ve baş edilmese,
Bütün dünyayı öldürücü virüsler kuşatsa ve her gün yüz bin insanı öldürse
Böyle bir durumda duaya inanmayan topluluk ve kibir sahipleri kimden neyden hangi güçten yardım isteyecek..

Gözle görülmeyen küçük bir mikroba yenilen, açlığa dayanamayan, uykusuzluğa dayanamayan, hastalığı karşı koyamayan bir insanın kendine hayrı yokken başkasına ne faydası olacak.

İnsanların yapacağı hiçbir şey olmayacağı için ister istemez her millet tek çare olarak kendi inanç perspektifine göre tanrısına, rabbine veya ilahına yalvaracak rabbine veya tanrısına boyun eğip yardım isteyecektir.

Evet, farz edelim dünyaya bir kuyruklu yıldız gelip çarpacağını bilim adamları ve gözlemciler insanlara söylediler. Bu musibet karşısında insanların hepsi, ilimleri, kuvvetleri, güçleri toplansa hiçbir şey yapamayacakları aşikâr olarak ortada değil midir?

Hıristiyan’ı Yahudi’si Müslüman’ı kâfiri, zalimi, zengini, kralı veya sultanı ve öteki bütün milletlerin şu anda dünyayı kasıp kavuran virüse karşı bütün teknolojileri ve imkânları ve güçleri sukut ettiği halde duadan başka yapacakları ne var?

Bize göre Allah, onlara göre tanrıdan yardım istemektir dua.
Binlerce on binlerce füzeler gönderilse dünya büyüklüğünde olan bir kuyruklu yıldızı veya göktaşını dünyaya çarpmasına mani olamazlar.

Bunun farkında olan Amerikan uzay dairesi başkanı dünyaya çarpma ihtimali olan bir yıldız için tek çare tanrıya dua etmektir diyerek acizliğini göstermiştir.

Amansız çaresiz felaketler hastalıklar için tek çare Allah tır.
Gerçekleşmesinden ümit kesilen bir işin hayırla neticelenmesi için tek çare Allah ve ona dua etmektir.

Zorlukların, sıkıntıların, felaketlerin, acıların, sorunların çözümü için çare dua ve Allah tır.

Bütün zorlukları açacak kapı da kolay olanları da açacak anahtar da duadır.

Bütün sıkıntıları belaları felaketleri kara bulutları dağıtacak güç ve kuvvet de duadır.

Zalimin zulmünü, kâfirin küfrünü, hainin ihanetini giderecek yine dua ve Allah tır.

Dua sayesinde öyle mucizelere, müjdelere, kurtuluşlara eren insanlar vardır anlatılsa ciltler dolusu kitap eder.

Duanın sırrını, karşılığını ve neticelerini acayip bir şekilde gören ve duaların esrarlarına eren o kadar insanlar var ki, anlatsalar ciltler dolusu kitap eder.

Dualar sayesinde imkânsızlıkların çaresizliklerin nasıl imkâna çareye dönüştü anlatılsa ciltler dolusu kitap olur.

Duaların gücünü, duaların büyüklüğünün, duaların tesirini, ne kadar işleri tılsımları çözdüğü anlatılsa ciltler dolusu kitap eder.

Herkesin etrafında yaşanmış dua mucizeleri vardır.

Dua ile neticesi olmayacakların olduğuna şahitlikleri vardır.

Dua sonucu erinen mertebeler, kuvvetler, kudretler, iktidarlar ve saadetler anlatılsa ciltler dolusu kitap eder.

Fıtri bir tepki, fıtri bir meyelan, aciz ve fakirlikten gelen bir niyaz, tazarru, yalvarış ve yardım isteme hali olan dua, inanan inanmayan, zalim, kral, kâfir herkesin gizlice açıkça istemeden isteyerek başvurduğu bir güçtür.

En dinsiz adam dahi zorda, sıkıntıda, çıkmazda olduğu zaman fıtrattan gelen bir hal ile dua etmeye gizlice yalvarmaya bir güçten yardım istemeye başlar.

Bir kuvvetin kudretin kendisini gördüğünü, gözettiğini, yardım edeceğini bilir.

Düşen hiçbir uçakta denizin ortasında kalan hiçbir sandal da ateist olmaz. Vesselam. M.ŞAMİL KAKÇA