HELÂL VE HARAM YEMENİN MANEVİYATA ETKİSİ

Melek kimin ruhunu emzirirse, o helâl kazanca ulaşır. Şehvet ve gazap gibi hayvanî kuvvetleri takviye eden gıdayı emziren de şeytandır. Gazap geldiğinde, mümin insanın aklının üçte ikisi gider.
Gıdası haram olanın ameli çirkin olur. Kimin ruhunu da melek emzirir ve kalbine yoldaş olursa, o kimse ibadet ve taata ulaşır, halim-selim olur adeta melekleşir.
Şeytan kimi emzirirse, isyana, harama, günaha, şehvet ve gazaba, haram lokmaya doğru meyleder.
Şunu unutmamalıdır ki, bir kimse nefsanî hazlara kapılarak isyan ve günahtan hoşlanıyorsa, kendinde olumsuz değişiklikler görüyorsa, bedenine haramı katıp katmadığını araştırmalıdır.
Haram lokma yendiği dakikada melek ilhamını keser. Rahmanî feyz ve bereket kalbe inmez. Böylece o kimsenin sıfatı değişir. Onun için dervişliğin yüzde doksanı helâl lokmadır. Yüzde onu da gayrettir.

İlim, hikmet, aşk ve merhamet helâl lokmadan, gazap, şehvet, dert ve bela haram lokmadan meydana gelir. Bilinmez mi ki buğday ekilen yerden arpa bitmez. Arpa ekilen yerden de buğday bitmez. Buğday insan, arpa hayvan gıdasıdır. Sen buğday cinsinden ye. Yani insana helâl olana dikkat et. İnsanı ilâhi emirlerin dışına çıkaracak çirkin işlere girme.
Helal lokma tohum gibidir. Meyvesi güzel fikir, tefekkür ve tövbedir. Haram lokma afyon gibidir. İnsanı gaflete sürükler, Allah’a itaatten uzak bırakır.
Helal lokma minare gibidir, yükseltir. Haram lokma kömür kuyuları gibidir, aşağı aşağı indirir.
Ey sofi! Şeytana uymamak, tövbeni bozmadan sabit kalmak istiyorsan, yediğini arındır, dinin emirlerine uydur.
Nasıl mı? Haram katma, faiz sokma! Faizli lokma ebediyyen kalbi harap eder.

Allah Tealâ haram ve helâlin yanında şüpheliyi de yaratmıştır. Şüpheliden sakınmak gerekir. Şüphelilerden sakınan namusunu, ırzını, dinini, her şeyini korumuş olmakla yükseklerin yükseğine yükselir. Demek ki Allah’a kavuşmanın, diğer bir tabirle veli olmanın başlangıcı şüpheliden sakınmaktır.
Şüphelinin harama götürebileceği göz önüne alınarak çok dikkatli olmalıdır. Günümüzde pek çok şüpheli mesele vardır ki, müslümanların onları helâl kabul etmesinden korkulur.

Habib-i Hüda s.a.v. hadis-i şerifte buyurur ki:
“Helâl ve haram bellidir. Bir de ikisinin arasında şüpheliler vardır. İnsanlardan birçoğu şüphelileri bilmez. Kim şüpheliden sakınırsa, muhakkak o dinini ve haysiyetini temizlemiştir. Sakınmayan harama düşer.”
Şüphelileri terk etmek kulun imanını kâmil eder. Şüphelileri terk etmeyen şeytanın tuzağına düşer, harama yaklaşır. Haramın küçüğüne yaklaşan kişi, eğer bunu önemsemezse büyük günahlara girer. Böylece kendi kalbini ifsat eder ve cehenneme müstehak olur.
MEHMET ILDIRAR
Konular
- günah ve tevbe üzerine dair bir açıklama
- Çıplak Kadın Resimlerine Bakmanın Hükmü?
- Tövbem Kabul Oldu Mu?
- Günahla Gelen CENNET !
- "Anne-babanın her hali çocuğa tesir eder"
- "İnsan neden evlenmelidir?"
- "İdeal nesil için ideal yuva gerek"
- "Derdini söylemeyen derman bulamaz"
- Gençlikte TÖVBE
- Zina ve Yanlış Bilinenler
- Zina ve Yanlış Bilinenler
- Barmenin Cep Kitabı
- Deportivo’lu türkler
- İffet ve hayanın önemi
- selamlar
- İSLAM'I YOZLAŞTIRMA ÇABALARI
- YAHYA KEMAL
- Hayatın asıl gayesi nedir?
- Şeytanın Elindeki İlim, Batının İkiyüzlülüğü
- Günaha İşlemede Hissiyatın Rolü.
- Lolita Kızlar ve Sübyancı Sapıklar
- Yanlış Kitap Tercihi ve Zehirlenen Gençler
- Kadını Soyma Yarışı
- Biz Cennette Yaşıyoruz
- Bütün mutluluk ve saadet imanda ise kafirlerin mutluluğu nerden geliyor?
- din
- zina dan kendime koruyamıyorum
- ÖLÜM BİZİ GÖZETLİYOR !
- KOD ADI TESETTÜR.(LÜTFEN BAŞINIZI AÇIN!)
- İKİLEM